“Bond” kelimesinin Türkçe karşılığı ne demek?
Verb (v.)
Bond
bağlamak
Genel/Günlük Dil
- bağlamak v. “We bond the two parts together.” — “İki parçayı birbirine bağlıyoruz.” Düzeltme öner
- Bağ n. “There has been a close bond between them ever since she saved him from drowning.” — “Onu boğulmaktan kurtardığından beri aralarında sıkı bir bağ var.” Düzeltme öner
- İlişkilendirmek v. “I bond this idea with the previous one.” — “Bu fikri önceki fikirle ilişkilendiriyorum.” Düzeltme öner
- Senet n. “My word is my bond” — “Benim sözüm senettir” Düzeltme öner
- Yapışma n. “The glue forms a strong bond with the surface.” — “Yapıştırıcı yüzeyle güçlü bir yapışma oluşturur.” Düzeltme öner
- Birleştirmek v. “The adhesive bonds the two pieces together.” — “Yapıştırıcı iki parçayı birleştirir.” Düzeltme öner